Gönderen: Züleyha IŞIK | 05/07/2009

Rüya Gibiydi…


Dün akşam Dream Theater konserindeydim.  Konser tek kelimeyle muhteşemdi, performansa zaten bir şey diyemiyorum ağzım açık izledim, kulaklarımın pası silindi resmen.. Tek üzüntüm güzel bir kameramın olmaması aslında edinirdim ama bir bakıma fırsatım olmadı, çünkü anı demek istemiyorum anları ölümsüzleştirmek fena olmazdı. Telefonumun kamerasından yararlanayım dedim ama evde görüntülere baktım ses net değil ve çözünürlük çok düşüktü tabi cep telefonun kamerasından nasıl performans beklenirki ama güzel bir Handycam olsaydı işte o zaman daha da sevinirdim.

Böylelikle ilk konserimize de gitmiş olduk, bu açılışı da Dream Theater ile yapmak daha ayrı bir tat kattı, kendi adıma mutluyum. Şanslı olduğumuda söylemeliyim, abartmak istemiyorum ama dünyaca ünlü bu grup Türkiye’ye geldi ve bana da konserine gitmek nasip oldu.

Konser alanına giriş biraz sıkıntılı oldu, öncesinde tabi 2 çılgın anımız oldu teyzeoğluyla; 1. konser alanına gelirken İstiklal Caddesinde ara ara kuşe kağıda baskılı afişler asılıydı, bir tanesinde durup baktık, ben afişi alalım dedim Ali İhsan (teyzeoğlu) çekindi. Neyse devam ettik sonra karar verdik mutlaka iki tane almamız lazım, ara sokaklardan birine daldık hani ulu orta yerde olmaz sokak arasında rahat rahat alırız posterimizi dedik ama önümüze bir türlü çıkmadı. Öyle öyle konser alanına kadar gittik, bakalım ne olup bitiyor diye kapıda 30 – 40 kişi kadar birikmiş, karnımızda açtı, dedik geri dönüp yemek yiyelim ordan posterimizide alırız, kısaca gittik en göze batan yerden iki tane söküp aldık. Nasıl yaptığıma hala şaşıyorum 🙂

2. çılgınlığa gelinde; yemekten sonra tekrar geldik açılışa 2 saat var daha 30-40 kişi iki katına çıkmış biz tabi sırada değiliz yanda duruyoruz 15 – 20 dk geçti dedik geçelim topluluğun arkasına derken bir de baktık ki taaa arkaya kadar kuyruk olmuş, şaşırdık neyse çaktırmadan sıraya topluluğun daha doğrusu kapıdaki yığınlığın hemen arkasına kaynak yaptık, kimse ses etmedi bizde devam ettik… Bu da crazy bir andı arkalar gittikçe uzuyordu sonrasını göremiyordum bile…

Açılış 18:00 deydi ama tam 1,5 saat sonrasında içeri girebildik,  öncesinde kaç defa protesto sesleri ve ıslıklar oldu ama aldıran yoktu, açıklama da yoktu, bu biraz üzücü bir durumdu. Sıradayken de park alanına iki de bir araba giriş çıkışı canımızı sıktı ama herşey Dream Theater aşkı için dedik ve yılmadık…

İçeri girdik ve sahne önünün hemen arkasında sağ köşede süper yer buldum ve oraya kurulduk.  Dream Theater öncesinde sahneye CYNIC adında bir grubun performansını izledik, güzel müzik yapmışlar hareketli, hızlı ve aksak ritimleri buluşturmuşlar. Solist ve baterist iyiydi. Neyse ki 5-6 parça çalıp gittiler ve sahne Dream Theater için hazırlanıyordu… Sahnenin sağ tarafında durduğumdan kulis ile sahne arası gidiş gelişleri görebiliyordum. Ve adamım John Petrucci’yi kulisten sahneye gelirken gördüm, öyle bir kas yapmış ki kollarına piston gibi olmuş; tabi 2 saat boyunca bize gitar çalacak, hızlı gitar çalabilmek ve sololar için kas gerekli bir durum, çabuk yorulmuyor ve kolaylıkla çalabiliyorsun. Bu da Sir J. Petrucci de mevcut…

Saat tam 21:35’i gösteriyordu ve jenerik müziği ile başladılar. Sonra müzik bitti artık Dream Theater sahnedeydi ve ışıklar söndü. Ve açılış In The Presence Of The Enemies ile giriş yaptılar tabi biz çığlıktan coşkuyla şarkıya eşlik ediyoruz… Sonrasında şarkılar ardı ardına gelmeye başladı, Yeni albümden A Rite of Passage‘ı çaldılar.Erotomania yı çaldılar ve şarkının ortasında güzel bir enstantane oldu, ortada bekleme olacaktı ve o beklemenin başlangıcı Mike’ın iki zile vuruşu ile başlayacaktı ama Mike Portnoy bekletiyor onlarda ona bakıyor sonra vurur gibi yaptı bir sefer Jordan Rudess baktı ve güldü bizde gülüyoruz ,  ikinici kez yaptı bu sefer oyuna gelmediler, üçüncüde devam ettiler,  çok güzeldi.  Kapanışı Metropolis‘in girişi ile sonrasında karma bir müzik ama ne karma tabi herkes hünerini konuşturuyordu. Bitime yakın James LaBrie‘de sahneye çıktı 2-3 hareket ile bitirdiler ve “Good Night İstanbul” deyip sonrasında hepsi sahnede seyirciyi selamladılar. Mike baget atıyor, John Myung ve JP da pena attılar. Son aşama toplu halde eğilip selamlamdan önce herkes bir şeyler atıyor edasıyla Mike JP nin solo çalarken ayağını koyduğu standı kucaklayıp sahne önüne atar gibi yaptı herkes gülüyor. Adamlar önümüzde eğilip selamladılar ve gittiler…

Çıkış olarak saat 23:35 ti tam olarak 2 saatlik bir Dream Theater ziyafetimiz oldu. Böylelikle muhteşem anlatılmaz yaşanır cinsinden bir akşam geçirdim. Bu fırsatı yakalayabildiğim için çok şanslıyım eminim Ali ihsan da böyle düşünüyordur.

Dream Theater a sonsuz sevgiler ve saygılarımı sunuyorum ve bende onların önünde saygıyla eğiliyorum, ileride tekrar görüşmek üzere, kendinize iyi bakın…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Kategoriler

%d blogcu bunu beğendi: